14 Ağustos 2017 Pazartesi

Mikro İşletmeler





Mikro işletmeler ; Makro verilere göre istihdamın %30 a yakınını taşıyıp,GSYİH’nın % 10’unu gerçekleştirmektedir.Milli gelir içinde payı ne kadar küçük görülsede ;Asıl rolü ,üst ligler olan KOBİ ve Büyük İşletmeler liglerine geçiş için başlangıç ligi olmasıdır.Yani kısacası Ekonomik sistemin altyapı ligi olarak tanımlayabiliriz.

Bu altyapı liginin sağlıklı ve özgürce çalışması,girişimcilik ve yenilikçilik kültürünün en önemli ayağını oluşturmaktadır.”Dünya Devleri” titriyle tanıdığımız birçok markanın kuruluş hikayelerine bakarsak aynı ortak noktayı görürüz;Bir iş alanında yetenek,kendine güven,girişimci bir ruh ve küçük bir atölyede başlayan “Mikro işletme”.

Burada konuyu “Start up” yatırımlarıyla karştırmamak için belirtmekte yarar var.”Start Up” ın konusu, “Büyük-Devrimsel-Kısa Süre” özelliklerine sahip yatırım fikirlerini,yani bir nevi “büyük ikramiyeyi kazanacak piyango bileti”ni bulmaya çalışmaktır özünde.


Bahsettiğimiz “Dünyayı Değiştirmek” idealiyle büyük bir adım değilde; İşini büyük firmalarda işçi olmak yerine,kendi küçük işletmesinde diğerlerinden daha iyi yapmaya çalışarak girişimci olmak isteyen bireylerin,başlangıçtaki “küçük adım”larıdır.Bu küçük Girişimcilerden “Piyasanın” zorlu “Rahle-i Tedrisinden” tam puanla geçenlerin üst liglere kabul edildiği bir sistem.

Bu sistemin “Devler” yaratma potansiyeli her zaman var olsada,Mikro İşletmelerin diğer “olmazsa olmaz” rolü de Sosyal faydalarıdır.Yetenekli bir konfeksiyon işçisi,kendi terzi dükkanını açarak bir “Marka” olabilme olasılığını düşünebiliyormu ? Bir IT çalışanı kendi işini kurarak,kendi Networkünü yaratıp lokal bir “Amazon” olmayı hesaplayabiliyormu?

Rahmetli Cem Karacanın “İşçisin sen işçi kal” şarkısını sevmeyenimiz yoktur sanırım.Bu şarkıyı dinlerken hissettiğimiz “Bilinç altımızdaki eziklik”,başarıya açlık ve Ülkede yeterince örnek görememekten kaynaklanıyor.Mikro düzeyde girişmciliğin başlangıçtaki formalite sorunları ve süreçteki engel ve zorlukları,Toplum nezdindeki Serbest Piyasa anlayışının “Modern Ekonomi” ye aykırı oluşmasına sebep oluyor.İşgücü istatiklerinde yer verilen iş aramayan-ümidini kaybetmiş milyonların eko-psikolojinde,yine bu etkinin büyük olduğunu kabul etmek gerekir.

Özetle Mikro İşletmelerin  Sosyal ve Ekonomik faydalarını 4 başlıkta toplayabiliriz.

a: Ücretler üzerinde Büyük işletmelerin aşağı yönlü baskısını kırmak
b: Orta gelir düzeyi oluşturarak,gelir dağılımı adaletsizliğini azaltmak
c: İşgücüne katılım oranını artırmak
d: Girişim özgürlüğü sağlayarak,Yetenek,bilgi ve tecrübeyle Marka olma yolunda,piyasa koşullarında başlayabilmeye olanak sağlamak.

—————————————————————————–
Üretim-istihdam sistemini,Spor dünyasıyla karşılaştırmak mantıklı geliyor.Belli alanlara tüm ilgiyi odaklayıp,bütün paramızı verip starlar ithal ediyoruz.Sonrada “neden spor gelişmiyor bu memlekette?” diye dövünüyoruz.Üretim-istihdam sisteminde belli alanlar seçip,Devlet eliyle devler yaratma anlayışının sonuçlarını,Devlet eliyle yaratılan zenginlerin bankaları battığında ve akabinde ödediğimiz “zengin tutma maliyetiyle” 90’ların sonunda ve 2001 krizinde anlamış olmamız gerekmiyormu? Sistemin en temelde rekabetçi,eşitlikçi çalışması”Esnaf ve Sanatkar’dan başlayarak Kobilerin yaşamsal sorunlarını çözmemiz, en önemli “Yapısal Reform” ihtiyaçlarımızdan biridir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder