2015 Aöf İktisat 7nci dönem İktisadi kalkınma dersi sınav sorusu;
Aşağıdakilerden hangisi batılı toplumsal sistemin sosyo-psikolojik özelliklerinden biridir?
A)Geleneksel değer yargıları
B)Fiyat değişmelerine karşı duyarsızlık
C)Risklere katlanma isteksizliği
D)Sınırlı ihtiyaçlar
E)Normal kar ve gelir anlayışı
Ne kadar basit bir kavram "Kar ve gelir anlayışı"..Bu basit kavramın üzerine uzunca kafa yormak gerektiğini düşünüyorum.Ekonomik sistem temelde; İnsan denen sosyo- biyolojik varlıkların bireysel ve grupsal düzeyde,fiziki ve ruhsal ihtiyaçlarını toplulukla etkileşim içinde olarak tatmin etmeye çalışırken ,gerçekleştirdikleri eylem ve tutumlarıdır.İhtiyaçlarını karşılamaya çalışan insanların,bunu nasıl gerçekleştirmeyi seçtiklerini incelemek sosyo ekonominin temelini oluşturmaktadır kanımca.
Smith in bahsettiği fakat;zaman zaman havada kalan o meşhur sihirli elin, Keynes in devlet eliyle akıllandırılmasını savunduğu şey işte tam olarak "normal kar ve gelir anlayışıdır".Bireyin kişisel çıkarına dönük tutum ve davranışı topluluğun toplam çıkarına katkı sağlamıyor ise devreye girmesi gereken sihirli el "vergi sistemi"dir.Sosyo ekonomi alanında saydığım,bireylerin ihtiyaçlarını karşılama tercihlerinin bence en önemli bileşenlerinden biri vergi oranlarıdır.Gelir seviyesinin yüksekliğine oranla çok daha yüksek vergi oranları uygulamak,Paranın ADALETİni sağlamanın yoludur ve Onu asli konumuna oturtmaktır.Para dediğimiz bir değişim aracı olarak,aslında sistemden bir karşılık alma hakkıdır ve bunun ADALETİ"; konumunuz-yetenekleriniz ve imkanlarınızla orantılı olarak daha fazlasını vermiş olmanıza bağlıdır.Nekadar çok para kazanmak istiyorsanız kat kat fazlasını katkı olarak sunmanız gerekiyorsa,İşte meşhur sihirli el ortaya çıkacaktır.Almak için, vermek-daha almak için,daha daha vermek - çok daha almak için,çoook daha daha vermek "Batılı sosyo ekonomik sistemin temel özelliğidir"
Şimdi bizdeki mevcut uygulamaların ne denli algı bozulması yarattığını düşünüyorum.
HasbelKader oluşmuş ve "birşekilde" yürüyen Ekonomimsi sistemimizin mantığını tam anlayamadığımız için,derinlemesine müdahelelerden ölümüne kaçındığımız bir modelimsi "ŞEY"imiz var.Feleğin tekerine çomak sokmak yerine,kenardan kenardan,ufak ufak yaptığımız palyatif müdahaleler ile;Kamu finansmanını dolaylı vergilerle harcama üzerinden sağlayan bir düzene geçmemizde "normal" kabul ettiğimiz bir çarpıklık artık.EGE CANSEN'in meşhur "para arsadan borsadan kazanılır" sözüne yıllarca kafayı takmıştım.Arsa derken kastedilen aslında;konjonktürel etkilerle belli bölgelerde oluşan balonlaşmış fiyatlarla ortaya çıkan RANT yani"kaydi servet"tir.Borsa derkende,asırlık felsefesine uygun asli fonksiyonlarına bakmadan,al-sat la servet transferi yapmak kast edilmektedir.Bunun T.C. MALİYE BAKANLIĞININ resmi politikası olduğuda gerçektir ki Tevsik uygulamasında bu iki alandaki servet transferi kapsam dışı tutulmuştur.Yani bir dükkan açıp 7.000 Tl lik bir satış yaptığınızda ,bunun ödemesini Bankacılık sistemi üzerinden yapmak ve bu parayı vergilendirmek zorundasınız.Fakat borsadaki karınız yada tapu dairesindeki satış işleminize konu milyon hatta milyar $ içinse,kapıya bir kamyon çekip "Yükleyin Paracıklarımı" diyebilirsiniz.
Sonuca bakarsak Fabrikaların kapatılıp ,tarlaların feda edilip,yerlerine Avmler ve Residancelar yapılması,işte bu bizim aptalca "kar ve gelir algımızın" sonuçlarıdır.Bu şartlar altındada tabii ki inovasyon yapıp fikir ve ürün geliştirerek daha fazla ilerlemeye çalışan değil,sistemin kutsal tecellisine mazhar olarak zenginleşen küçük ülkenin "büyük" adamlarıyla başbaşa kalıyoruz.Çocukların ve gençlerin "ya topçu ya popçu olma" hayali kurmasıda yine bu ""aptalca kar ve gelir anlayışımızın" korkunç sonuçlarından biridir.Başarıyı "daha fazlasını almak" yani "para kazanmak" olarak algıladığımız sürecede,Orta gelir tuzağından kurtulmamız mümkün değil diye düşünüyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder